:: Safranbolu Genel Bilgiler

  :: Safranbolu Tarihi

  :: Safranbolu Tarihi Eserleri

  :: Safranbolu Yaylaları
  :: Safranbolu Festivalleri

  :: Safranbolu Yöresel Mutfağı
  :: Safranbolu Ulaşım

  :: Safranbolu Foto Galeri

 
 

 

 

     
 
Yörük Köyü

Safranbolu'nun minik bir modeli olan Yörük Köyü, 1997'de koruma altına alınıp turizme açıldı. Her tarafı kültür varlığı olarak tescillenen eserlerle dolu bir yer.

Köyde en eskisi 450 yıllık 93 Safranbolu konağı, 300 yıllık bir çamaşırhane var. Burası, özellikle ilk ve sonbahar aylarında hareketlenen, tur programlarının da popüler duraklarından biri oldu. Yörük Köyü'nde hep uzaktan gördüğümüz Safranbolu evlerinin içini gezmek, köyün 750 yıllık tarihini ve yörüklerin yaşam tarzını yakından tanımak mümkün.

Safranbolu'ya bağlı Yörük Köyü'nün kuruluşu, bazı kaynaklara göre 750 yıl, bazılarına göre 600 yıl öncesine dayanıyor. Ama köydeki en eski ev 450 yıllık. Yörük Köyü'nün tamamı, 1997'de Kültür Bakanlığı tarafından Kentsel Sit Alanına dahil edildi ve korumaya alındı. Köydeki 93 yapı, kültür varlığı olarak tescillendi.

Yörük Köyü, Safranbolu'nun bir minyatürü gibi. Değişik zamanlarda yapılan, mimari açıdan farkları olan Safranbolu konaklarını gezebileceğiniz, yüzlerce yıl önce kullanılan ev eşyalarını, yöresel giysileri görebileceğiniz kocaman bir açık hava müzesi bu köy.

Buraya ilk olarak, Oğuz boylarından Karakeçili aşiretinin kollarından birinin yerleştiği, 250 yıl kadar çadırlarda yaşadığı, Osmanlı döneminde yerleşik düzene geçtiği ve Yörük Köyü'nün de o zaman kurulduğu düşünülüyor.

 
   

Yörük Köyü'ndeki Romeo-Jülyet

Köyün tarihinde, yüzyıllardır anlatılan hüzünlü bir aşk hikayesi de var. Rivayete göre, Konarı Köyü’nden güzel bir kızla, yakışıklı bir Yörük delikanlısı, birbirlerine aşık olmuş. Yörükler kızı babasından istemiş. Ama baba, kızını göçebe yaşayan bir delikanlıya vermemiş. Oğullarının bu aşkla yanıp tutuştuğunu gören Yörük ailesi, hiç olmazsa kızı her zaman görebilmesi için bu köye yerleşmeye karar vermiş ve Yörük Köyü böyle kurulmuş. Daha sonra iki genç, birlikte kaçmaya karar vermiş. Köyün girişinde bulunan iki gölden biri olan Dipsiz Göl’ün bulunduğu yerde buluşup kaçacaklarmış. Yörük delikanlısı buluşma yerine gidip de, kızın gelmediğini görünce göle atlayıp intihar etmiş. Kız bir süre sonra gelmiş, sevgilisinin öldüğünü görünce, o da canına kıymış. Tipik bir Romeo-Jülyet hikayesi.

Korumaya alındığı tarihten itibaren, köyde geniş bir restorasyon çalışması yürütülmüş. Taşlı köy yolu yenilenmiş, evlerin, caminin ve çamaşırhanenin dış cephe sıvaları yenilenmiş, genel bir tamirden geçmiş. Şimdi bu köy, Karadeniz bölgesine yapılan turların mutlaka uğradığı, özellikle bahar aylarında hareketlenen, Safranbolu’nun en dikkat çeken yerleşimi.